Getir, Türkiye'nin en büyük teknoloji girişimlerinden biri. Ancak bu defa eski çalışan-yatırımcıları ile ciddi sorular yaşıyor. Büyüme döneminde şirkete yatırım yapan bir grup çalışan- yatırımcı, hisselerin değersiz kaldığını belirterek Getir'e 100 milyon TL'lik zararın karşılanması için ihtar çekti.
“Hissedar Olun” Denildi, Karşılığı Çıkmadı İddiası
Çalışanların iddiasına göre Getir, şirkete yatırım yaparak çalışanların şirkete ortak olma fırsatı sundu. Bu süreçte yatırımlar da, şirket içi yönlendirmelerle organize edildi ve ödemeler yine çalışanların yönlendirmesiyle toplandı.
Ancak yatırımcılar, hisselerin doğrudan Getir yerine Balia adlı üçüncü bir yapı üzerinden verildiğini ve bu hisselerin ekonomik bir değer taşımadığını ileri sürüyor.
2,25 Milyon Dolarlık Zarar İddiası
Toplamda 25 yatırımcı adına yapılan başvuruda, yaklaşık 2 milyon 246 bin dolar (yaklaşık 100 milyon TL) tutarında zarar olduğu ifade edildi. Yatırımcılar, Getir markasına duydukları güvenle hareket ettiklerini ancak sonuçta karşılıksız bir yatırım süreciyle karşılaştıklarını savunuyor.
Hisse Geri Alım Programında Dışarıda Kaldılar
2024 yılında Getir’in çatı şirketi Getir B.V. tarafından başlatılan “Hisse Geri Alım Programı” kapsamında yüzlerce çalışan-yatırımcıya ödeme yapılırken, ihtar çeken grubun bu süreç dışında bırakıldığı iddia edildi.
Yatırımcılar, aynı program içinde yer almalarına rağmen herhangi bir ödeme alamadıklarını vurguluyor.
Hukuki Süreç Başlatıldı
Yatırımcıların avukatı Can Cebeci aracılığıyla gönderilen ihtarnamede, yatırımların teknik olarak Balia üzerinden yapılmış gösterilmesine rağmen, esas hedefin Getir olduğu ifade edildi.
Başvuruda ayrıca:
• Şirketler Topluluğu Sorumluluğu
• Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması
gibi Türk Ticaret Kanunu ilkelerine dayanılarak, Getir’in doğrudan sorumlu tutulması gerektiği savunuldu.
Satış Süreci Öncesi Dikkat Çeken Zamanlama
Öte yandan, Getir’in Uber ile yürüttüğü satış sürecinin Rekabet Kurumu onay aşamasında olduğu biliniyor.
Yatırımcılar, bu kritik süreç öncesinde yaşanan mağduriyetin giderilmemesinin, hem şirketin kurumsal itibarı hem de devam eden satış süreci açısından soru işaretleri doğurabileceğini ifade ediyor.
Taraflar, özellikle olası satış tamamlanmadan önce, yatırımcıların zararlarının karşılanmasının hukuki ve etik açıdan önemli bir gereklilik olduğuna dikkat çekiyor.
Yatırımcıdan Ortak Tepki
Sürecin yalnızca 25 kişiyle sınırlı olmadığı, tüm yatırımcıların bir araya gelerek hak arayışını ve tamamının temsil edildiği belirtiliyor.
Yatırımcılar, zararlarının karşılanması ya da bedellerinin iade edilmesi için şirketten resmi bir muhatap ve çözüm süreci talep ediyor.