ABD'nin desteğiyle Körfez ülkelerinden petrol sevkiyatının devam etmesi, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerinden küresel piyasalara baskı kurma gücünü azaltıyor. Çatışmanın altıncı ayında ekonomik sorunları ağırlaşan Tahran'ın önünde, müzakerelere dönmek veya askeri gerilimi artırmak seçenekleri bulunuyor.
Wall Street Journal'ın haberine göre Washington, İran'ın füze ve insansız hava aracı saldırılarına rağmen Körfez'deki Arap ülkelerinin Hürmüz Boğazı üzerinden petrol ihracatını sürdürmesine destek veriyor. Buna karşılık ABD'nin temmuzdan bu yana yürüttüğü deniz ablukası, İran'ın Basra Körfezi'nden petrol sevkiyatını engelliyor.
Normal dönemde küresel ham petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz'de akışın kısmen korunması, İran'ın beklediği ölçekte bir küresel ekonomik şok yaratmasını zorlaştırıyor. Ancak ABD'nin baskısı da Tahran'ı boğazı yeniden açmaya veya genel tutumunu değiştirmeye yöneltmiş değil.
Petrol Akışı Savaş Öncesinin Yüzde 40'Inı Aşıyor
TankerTrackers.com'un son 28 günlük döneme ilişkin verileri, Hürmüz Boğazı'ndan günde ortalama yaklaşık 5 milyon varil ham petrol taşındığını gösteriyor. Sevkiyatların neredeyse tamamını İran dışındaki ülkelerin petrolü oluşturuyor.
Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Füceyre'nin de aralarında bulunduğu Umman Körfezi limanlarından ise günlük 2,5 milyon varil petrol gönderildi. Bu iki güzergâhtan yapılan toplam sevkiyat, bölgenin savaş öncesindeki petrol akışının yüzde 40'ından fazlasına denk geliyor.
Petrol arzının bu ölçüde devam etmesinin yanı sıra Çin'in kendi rezervlerinden yararlanarak ithalatını azaltması da fiyatların sınırlanmasına katkı sağlıyor. Küresel ham petrol fiyatları, bu gelişmelerin etkisiyle varil başına 100 doların altında seyrediyor.
İran'da Ticaret Daralıyor, Benzin Sıkıntısı Yaygınlaşıyor
Petrol piyasaları üzerindeki baskı gücü azalan İran'da ekonomik koşullar ağırlaşıyor. Ülkenin para birimi riyal değer yitirirken, enflasyondaki yükselişe yaygınlaşan benzin sıkıntısı eşlik ediyor. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın açıklamasına göre ülkenin ticaretindeki daralma yüzde 25 ila yüzde 35 arasında bulunuyor.
Çatışmanın ekonomik etkileri İran'la sınırlı kalmıyor. Sıvılaştırılmış doğal gaz, gübre ve diğer emtia ürünlerinin sevkiyatındaki kısıtlamalar, Körfez'in diğer ekonomilerini de olumsuz etkiliyor. Alternatif deniz çıkışı bulunmayan ülkelerde bu sorun daha belirgin hissediliyor.
Tahran'ın Önünde Iki Seçenek Var
Ekonomik baskı sürerken İran, tankerlere ve ABD'nin askeri tesislerine yönelik saldırılarına devam ediyor. Buna karşın Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne karşı daha geniş çaplı saldırılara girişmiyor. Washington da İran'ın büyük şehirlerini ve mevcut liderliğini hedef almaktan kaçınıyor.
Habere göre Tahran, ağır ekonomik baskıya yaklaşık beş ay dayanabileceği yönündeki önceki hesabında öngördüğü sürenin sonuna yaklaşıyor. Bu tablo, İran yönetimini müzakere masasına dönmek ya da Washington üzerindeki baskıyı artırmak amacıyla askeri gerilimi yükseltmek arasında bir tercihle karşı karşıya bırakıyor.
Abd'deki Seçimler Kararı Etkileyebilir
Kasım ayında ABD'de yapılacak ara seçimler, İran'ın atacağı adımları etkileyebilecek bir başka unsur olarak öne çıkıyor. Haberdeki değerlendirmeye göre Tahran yönetimi, seçimlerden önce geçiş kısıtlamalarını gevşetip enerji fiyatlarının düşmesine katkı sağlamayı kendi açısından cazip bulmayabilir.
Bu da petrol piyasalarını Hürmüz çevresinde gerilimin yeniden tırmanması riskine açık bırakıyor.